Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle
1.50
1.93
60,824

En Çok Okunanlar

Emniyet gençleri bilgilendirdi

Emniyet gençleri bilgilendirdi

Meryem Adıbelli; terör örgütleri Mevlana’nın ‘Gençlik su gibidir neyin içine girerse onun şeklini alır’ felsefesiyle hareket ediyor.

22 Ekim 2009 15:51
font boyutu küçülsün büyüsün


GENÇLERE TERÖRİZM KONFERANSI VEREN KOMİSER MERYEM ADIBELLİ; “TERÖR ÖRGÜTLERİ MEVLANA’NIN ‘GENÇLİK SU GİBİDİR, NEYİN İÇİNE GİRERSE ONUN ŞEKLİNİ ALIR’ FELSEFESİYLE HAREKET EDİYOR”

 

Gürün'de lise öğrencilerine ‘Gençlik ve terörizm’ konulu bir konferans veren İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli Komiser Meryem Adıbelli, terör örgütlerinin Mevlana’nın ‘Gençlik su gibidir neyin içine girerse onun şeklini alır’ felsefesiyle hareket ederek insan kaynağı olarak gençleri kullandığını söyledi.

Gürün İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından liselerde eğitim gören öğrencilere ‘Gençlik ve terörizm’ konulu bir konferans verildi. İlçedeki liselerde öğrenim gören öğrenciler konferansı dikkatle takip etti. Belediye Kültür Merkezi salonundaki konferansında görsel slaytlar kullanan Komiser Meryem Adıbelli terör örgütlerinin 14-25 yaş ortalamasındaki, genelde öğrenim gören çalışmayan ya da çalışan toplumsal sorunlara duyarlı sosyal kategoriye sahip gençleri hedef kitle olarak seçtiğini bildirdi.

Terörle mücadele alanında toplumun tüm katmanları ile ortak ve kararlı bir mücadele oluşturulması gerektiğini kaydeden Adıbelli; “Terör örgütlerinin varlıklarını devam ettirebilmek için gençleri kazanmaya yönelik faaliyetleri engellenerek, bu konuda üniversiteye hazırlanan gençlerimizin bilgilenmelerini ve bilinçlenmelerini sağlamalıyız. Bu anlamda eğitimcilerin yanı sıra ailelere de önemli görevler düşmektedir. Terör örgütlerinin elman ihtiyacı ile bu örgütlerin gençliğe yönelik faaliyetleri arasında doğrusal bir orantı bulunmaktadır. Çünkü terör örgütleri açısından, eleman temin etmede en verimli alanların başında gençlik çevreleri gelmektedir. Gençlik çevrelerinin en organizeli olanı, en denetimsizi ve dolayısıyla en kolay yönlendirilebilen de üniversite gençliğidir.

Öyle ki, gençlik son derece duygusal davranışları itibarıyla en az mantık muhakemesi yapan bir kesimdir. Gençlikte bencillik, çıkarcılık en son düşünülen şeydir. Buna mukabil, fedakârlık, ataklık, gözü peklik gibi özellikler ise en yoğun döneminde bulunmaktadır. Aileden ve geleneksel çevrelerden kopuş, kendini ispat, yeni ufuklar keşfetme gibi değişimlerde yine bu dönemde yaşanan hususiyetlerdir” dedi.

Terörle psikolojik, siyasal, silahlı mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizen Meryem Adıbelli; “Ülkenin bütünlüğünü koruyarak milleti ve devleti böldürmemek adına herkes kendi mücadelesini vermelidir. Bilindiği gibi terör örgütlerini ayakta tutan bazı temel unsurlar vardır. Bunlar; ideoloji, yurtiçi ve yurtdışı desteği, para ve elemandır. Terör örgütlerinin bir ideolojisi olabilir, yurtdışı desteği olabilir, parası olabilir. Bunlara rağmen bir terör örgütünün insan kaynağı olmadığı sürece ayakta kalabilmesi mümkün görülmemektedir.

 Terör örgütlerinin faaliyetlerinin tamamen kontrol altına alınabilmesi ve ortadan kaldırılabilmesi için insan odaklı sosyal projelerin üretilerek hayata geçirilmesi gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle terör örgütlerinin insan kaynağı olarak kullandığı toplum kesimleri tıpkı ‘Sağlıktaki Koruyucu Hekimlik’te olduğu gibi terör örgütlerinin yürütmüş olduğu faaliyetlere karşı bilgilendirilerek terörizm hastalığına yakalanmamanın yol ve yöntemleri öğretilmelidir” diye konuştu.

Gençlerin, terör örgütlerinin oluşturduğu tuzaklara karşı son derece uyanık olmaları gerektiğini vurgulayan Komiser Adıbelli konuşmasını; “Hazırlanan tuzakların ilk etapta, cazip, eğlenceli gibi görünse de, terör örgütlerinin uzattığı elin, öldürücü darbeyi gizleyen oltanın ucundaki yem gibi olduğunu akıldan çıkarmamalıdır. Bir üniversite öğrencisinin karşı karşıya bulunduğu problemleri ne türden olursa olsun, masum insanları, kadınları, çocukları, ihtiyarları kurşuna dizen, okulları yakan, öğretmenleri öldüren, bölgeye hizmet götüren işçiyi, mühendisi öldüren, iş makinelerini tahrip eden, bu ve benzer eylemleri faaliyetlerinin esası olarak benimsemiş olan terör çetelerinin peşine takılması anlaşılır gibi değildir. Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize görecekleri öğrenimin sınırı ne olursa olsun, ilk önce her şeyden önce Türkiye’nin bağımsızlığına kendi benliğine milli geleneklerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etme gereği öğretilmelidir” şeklinde sürdürdü.

Meryem Adıbelli, konferansın sonunda öğrencilerden gelen soruları da cevapladı.








Bu haber 870 defa okundu.

yorumlayorum ekle


Yorumlar


  henüz yorum yok