Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle
1.50
1.93
60,824

En Çok Okunanlar

Ahmet Malkoç

Ahmet Malkoç

22 Haziran 2009
font boyutu küçülsün büyüsün


Kaybolan değerlerimiz


Saygıdeğer okuyucular merhaba…

Siz değerli okuyucularımıza zaman zaman Gürün’ümüzün bir takım güzelliklerini anlatmaya çalışıyorum. Bazen de sitem dolu sözler yazmak zorunda kalıyorum.

Gürün Haber Gazetesi yayınlanmaya başladığı günden bu yana siz değerli okurlarımıza her yazımda Gürün’ümüzü yazmaya çalıştım. Elimden geldikçe hiçbir kimseye taraf olmamaya çalıştım. Hiçbir yazımda da her hangi bir kimseyi ne kırdım, ne tenkit ettim ne de incittim kanaatindeyim.

Her zaman Gürün’ü sevdim Gürünlüleri sevdim. Bir takım yanlışlıklar karşısında hep üzüldüm. Bütün iyi şeylerin ve bütün güzelliklerin Gürün ve Gürünlüler için olmasını istedim.

Gürün’ümüzdeki değişiklikleri yeni hizmetleri yapılan çalışmaları hep sizlerle paylaşmaya çalıştım. Bizim çocukluğumuzdaki iş ve işlevlerin şimdi olmaması elbette ki bizleri üzmekte. Ne kadar çok meslekler yok oldu gitti. Belki bugünün şartlarında bunlar artık geçim kaynağı olmaktan çıkmıştır. Elbette ki bunu biliyor ve kabul ediyoruz.

Bugün bir nalbant elbette ki çalışacak iş bulamayacaktır. Bir semerci, culfacı, düvenci, saraç, hallaç aramakla bulunmaz. İşi yapanlar kalmadığı gibi bu işte kullanılan araç-gereçlerde yok oldu. Gürün çarşısında kala kala iki kalaycı kaldı. Hikmet ve Raif ustalar sabahleyin dükkânlarını açıyorlar, her hangi bir iş yapmadan akşam kapatıyorlar. Herhalde bir zaman sonra bu iş kolu da Gürün’de yokolma sırasına girecektir.

Benim asıl üzüldüğüm konu yitirdiğimiz kültürel değerlerimiz. Örf ve adetlerimizi kaybetmemiz.

Sizlere saymakla bitiremeyeceğimiz gelenek ve göreneklerimiz yok oldu. Düğünlerdeki adet ve törenlerin hiçbiri kalmadı.

Bir kız istemede, bir şerbette, bir gün kesmede, hiç kimsenin haberi olmadan oğlan-kız günlerini kendileri kesip kendileri karara bağlıyorlar.

Bir düğün başlaması için konu komşu toplanır, defter tutulur, düğünün başlaması için okuntu dağıtılır… Kız tarafının kardeşine, dayısına, emmisine halet (hediye) verilir, onların gönlü alınırdı. Konu komşu oğlan evine toplanır ikindiden sonra dualar okunarak bayrak kaldırılır, düğüne bundan sonra başlanırdı. Hısım, akrabalar, eş dostlardan bir düğün kâhyası bir çaycı (kahveci) birkaç hizmet eden seçilir ve herkes görevini en güzel bir şekilde yapmaya çalışırlardı.

Noksanlıklar hemen tamamlanır herhangi bir hataya mahal kalmazdı. Büyüklerin sözleri her zaman emir yerine geçerdi. En küçük bir saygısızlık, herhangi bir taşkınlık kesinlikle yapılmazdı. Düğün bitene kadar yabancılara hep en güzel hizmetler yapılırdı. Birlik beraberlik içinde bu hayırlı işin bitmesinde herkes yardımcı olurdu…

(Devam edecek)








Bu yazı 226 defa okundu.




yorumlayorum ekle




Yorumlar (6)
  • bekir moğulkoç / 1 Nisan 2010 00:36

    gurur duyuyorum

    saygı değer ahmet abimin yazılarını okuyunca gugur duyuyorum. selam ve sevgilerimi yolluyorum.
  • fehmi DEMIR / 14 Mart 2010 13:38

    ahmet abicigim agziniza saglik gelenek ve goreneklerimiz den cok guzel soz etmissiniz yazilariniza devam ediniz ben tekrahma koyunden fehmi
  • yılmaz Kula / 14 Şubat 2010 04:51

    yilmaz_kula@hotmail.com

    Ahmet abiye katılmamak elde değil.Hasletini gayet iyi anlıyorum.konuda değindiği gibi bazı zanaatlarımızı kaybediyoruz.Ama en azından Sivil toplum örgütleri ve Belediye ile bu zanaat ürünlerini ve zanaatcıları yaşatabiliriz.Bu emekleri turizimde değerlendirebiliriz.Bu gün kulanılmayan o eşyaları turistik eşya kategorisine koyup değerlendirebiliriz.sevgiyle kalin.
  • zeynep saraç / 27 Ocak 2010 16:12

    özlem

    1984-1985 gürün ortaokulunda resim dersimize girmiştiniz güzel yazılarınız,öğrettiğiniz marşlar(osman paşa) yaptığınız sulu boya resimler hala aklımda sonsuz saygılar
  • emekli 58 / 19 Aralık 2009 17:03

    degerler

    hocam saygının sevgini bittiği yerde degerler de tükeniyor.
  • Hidayet Takçı / 8 Ağustos 2009 23:44

    Eksik Olmayın

    Saygıdeğer Hocam, ne kadar güzel bir konuya ne kadar güzel değinmişsiniz. Gerçekten de kaybolan ne çok değerimiz var, ne çok değerimizi aşındırmışız böyle. Bizler, önce aşındırıp sonra da evlerimize şark köşeleri ile durumu idare etmeye çalışıyoruz. Ama kültürel yozlaşma şekille düzeltilemez tabi ki. Ne diyorum biliyor musunuz değerlerimizi ufak ufak kaybettiğimiz gibi ufak ufak ta yeniden kazanamaz mıyız acaba. Kimse yapacağı işi küçümsemeden gücünün yettiği kadarını yapsa? Bu arada hocam lütfen kaybolan değerlerimizi yazmaya devam edin de biz de gücümüz yeten bir tanesini seçip onu düzeltsek. Saygı ve selamlarımla.